Yaklaşık on altı, on yedi yaşımdan yirmi sekiz yaşına kadar ağrılı, sancılı, yoğun kanamalı regl dönemim oldu. Bu benim ve birçok kadın için o kadar sıradan ve doğal karşılanan bir durum ki..Tıp dünyası bile bunun çözümünü ilaçla baskılayarak bulduysa.. hepimizin bu durumu normal sanması çok olağandı! Oysa DEĞİL !
Testler, muayeneler her şey normal görünüyordu, çözüm için ağrı kesiciler verilip eve yollanıyordum…ta ki bir gün reglim tamamen durana kadar… Hayatımda ilk defa regl olmadığım bir ay yaşamıştım. Durumumu anlamak için doktora gittim. Bana sporcularda bu durumun yaşanmasının gayet doğal olduğunu söyleyip, ilaç yazıp gönderdiler. İlacı kullanmaya başlamamdan on beş gün kadar sonra, kendimi psikolojik ve fiziksel olarak daha da kötü hissettiğimi fark etmemle, modern, klasik, batı tıp yaklaşımlarını sorgulamaya başladığım sürece girmiş oldum.
2016/2017 sezonuydu, milli takım doktorunu tribünde gördüğümde durumumu anlatıp fikrini almak istedim. Bana ‘kendini nasıl hissediyorsun ?’ diye sordu. Saha performansımı düşünerek gayet iyi olduğumu, yoğun fitness yapacak kadar güçlü hissettiğimi söyledim.O da bu durumda yaşadığımın çok normal olduğunu, ağır egzersizin testesteron seviyesini yükseltip, östrojen baskıladığını söyledi.Daha henüz sözlerin sihir olduğunu bilmediğim zamanlar olduğu için regl olmamama sevinerek ‘oh be’ dedim zaten çok ağrılı geçiyordu..Bir yandan takımdakileri gözlemliyorum, bazıları hormon ilaçlarıyla regl oluyor, bazıları arada bir oluyor, umursamıyor, uzun sure olmayan da var..
Nasıl mümkün ki? İnanılmaz sorgulamalar içindeyim, başıma ilk kez gelince:) Henüz regl olmamanın kadın için yaşamsal bir faaliyet olduğunu, sentetik ilaçların aslında hormonları maskelediğini, dişil/yaratım enerjisinin öneminden ve sezgisellikten bir haberim:)..
Bir şeylerin yolunda gitmediği ve kendimi iyi hissetmediğim çok açık ortadaydı..odağım o sıralar voleybol ve performanstı! Başka bir şey düşünemezdim. Böyle geçen bir sezon derken artık sekiz aydır regl olmuyordum. İstanbul’a döndüğümde kendimce yollar arıyor, araştırıyorum..haydiii yeni doktorlar, aynı teşhis, aynı tedavi, aynı sonuç..İlaç bunun çözümü değildi ki başka yollar arıyorum..
Gittiğim bir doktor bana metabolik olarak sağlıklı olduğuma emin olmamı söyledi. Yine testler, bir şeyler..her şey yolunda görünüyor..
Çok yorulmuştum artık, off sezon olmasına rağmen antrenmanlarım devam ediyordu. Bir yandan sporcu beslenme uzmanından da destek alıyordum. Her şey yolunda olmalıydı..
Türkçe kaynak bulmakta zorlanıyordum, yabancı blog sayfaları okuyup, araştırıyordum. Bir yandan sindirimle de ilgili sorunlar yaşamaya başladım. Acaba bağırsakla ilişkisi var mıdır diye sorgularken, yok artık doktora gitmek dedim! Kitaplar okuyor, doğal yollar araştırıyordum.
‘Gluteni’ o sıralar okuduğum Büyüleyici Bağırsak kitabında ilk kez duymuştum. Kendimce bir süre elimine etmeyi denedim, zorlandım tabii, bir yandan nefes, yoga, meditasyon, bir şeyler çıkıyor karşıma fakat benim devam etmem gereken bir kariyerim var, oralara bakamayacağım:)
Hoop yeni sezon başlamak üzere…
devamı Romanya yazımda …
