Herkese merhaba,
İlk defa burada olanlar için kendimi tanıtayım:) Dünya yolculuğumda bana eşlik etmesi için uygun görülen adım Selime. Genel olarak Seli’yi tercih ediyorum:)
89 yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç eden İlyasoğlu ailesinin ilk çocuğuyum.Sporcu bir ailede yetiştim.
On iki yaşında tutkuyla başladığım voleybol kariyerime on üç sezonu profesyonel olmak üzere toplamda yirmi sene devam ettim.
Yaklaşık üç sene önce kronik yorgunluk sendromu yaşadığımı öğrendim. Böylelikle, sporcu olmanın SAĞLIĞIN tek koşulu olmadığını anladım. Bütüncül sağlık farkındalığımın başladığı bu noktada da voleybolu bırakmaya karar verdim.
Küçük yaşlardan itibaren hormon, metabolizma ve sindirim sistemi sorunlarıyla baş ediyordum ve normalleştiriyordum. Kendimi tanımamın başlangıcı olan ‘Human Design’ (İnsan Tasarımı) sistemi iyileşmemin tetikleyicisi oldu. Devamında fonksiyonel ve bütüncül tıp, ayurveda, mindfulness, yoga ve doğanın iyileştirici gücü hayatıma dahil oldu.
Mesela human design profilimin 2/4 olduğunu ve duygusal otoriteli bir ‘Projektor’ olduğumu öğrendim. Meğer yaşadığım tüm sağlık problemlerinin temelinde projektorlüğün de getirdiği bir hassasiyet varmış.
2/4 profil, doğam ne kadar dışa dönük, eğlenceli, sosyal görünse de zaman zaman münzevi,içe dönük, tek başına vakit geçirmek isteyen, daha az sosyal hissettiğim zamanlarımı anlamlandırabilmemi sağladı. Yıllarca bu hallerim çevrem ve profesyoneller tarafından ‘depresif’ olarak tanımlandı. Oysa ki sadece doğamı yaşıyormuşum..
Kısaca astroloji, human design, numeroloji, ayurveda gibi sistemlerle tanışmam, yıllarca kendi doğamdan ne kadar uzak yaşadığımı fark ettirdi bana.
Hikayemi reglimin ilk kez kesildiği 2016 sezonundan itibaren anlatmaya başlıyorum. Ben paylaşmaya hazırım, sen de okumaya hazırsan bir sonraki yazımda buluşmak üzere..
