Tam pandemi döneminin başladığı günlere denk geldiği için yüz yüze görüşmeler ertelenmişti ,online görüşme yaptık. Hatırladığım kadarıyla görüşmenin yüzde sekseninde ağlamıştım, derdime bir çare ya…
Teşhis: Anksiyete-kaygı bozukuluğu ve depresyon .
Çözüm: Prozac !
Teşekkürler!
Nasıl karar vereceğimle ilgili hiçbir fikrim yok. İç sesim hayır, dışarısı beni ikna etmeye çalışıyor ilaç konusunda.Yaşadıklarımı anlamlandırmaya çalışıyorum, elimdeki sağlıklı araçlara bakıyorum, kaygı ve depresyona iyi gelen ,her şey tamam görünüyor..gerekeni yapıyorum ya işte! Beyin kimyamı ilaçla değiştirmem ben! Dopaminimi ,serotoninimi doğal yolla salgılatırım! zaten serotonin 90% bağırsakta üretilmiyor mu? e tamam!
Neyse eczaneye gidip ilacı alıyorum. Kutudan çıkarıp avucumun içinde tutuyorum bir tanesini, aynanın karşısına geçip hıçkıra hıçkıra ağlıyorum ve onunla sesli konuşuyorum,‘içmeyeceğim ya seni, sensiz yapabilirim ben!!’ İçmeme kararı veriyorum!
Bu arada kuzenim veteriner hekim. kimya, fizik, biyoloji, hormon, etken madde konularında çokça bilgili diyebilirim: Güvenilir bir kaynak. Tüm süreçlerimi rahatlıkla konuşabileceğim, kendimi anlatmadan beni anlayabilecek bir sığınak. … Kendisine küçüklüğümden beri ‘dayı’ diye seslendiğim için bundan sonra dayı dediğimde kendisinden bahsettiğimi bilin çünkü hayatıma, yoluma, yolculuğuma olan katkıları için söyleyeceklerim sayfalara sığmaz!
Ve diyorum ki ben bu ilacı içmeyeceğim ,böyle bir yol seçmeyeceğim ,yıllarca her türlü ağrımı ilaçla bastırdım, artık öyle bi lüksüm yok, kendime bu zararı veremem!
Şimdi geriye dönüp baktığım, keşke dediğim nadir süreçlerden! Keşke bu kadar direnç göstermeseymişim,keşke içseymişim! ilacın yan etkilerine rağmen alacağım fayda, içmeyerek sinir sistemime verdiğim hasardan fazla olucaktı ki toparlamam yıllarımı aldı 😞
Sinir sistemi bu kadar alarm durumundayken, ortada tehdit algısı varken maalesef ki yoga, meditasyon, sağlıklı beslenme, hareket bir yere kadar işe yarıyormuş..hatta durmak , gözleri kapamak buyuk bir tehdit algisi oluşturabiliyormus.ben bilirkişi, uzman sözü dinleyerek değil, deneyimleyerek öğrenme yolunu, acının ızdıraba dönüşmesini seçtim. Bazen bu da bir seçim …derken dayım direncimin çok farkında aynı zamanda yardım çığlıklarımın da farkında..bana dedi ki ‘benim için birini görür müsün?’
Öyle bi haldeyim ki artık ne olduğu, kim olduğu önemsiz ,şifacı, hacı, hoca sarlatanlarından olmasında 😀 Dayım gibi bilimsel, fizik,kuantum alanından yaklaşan birinden böyle bir şey zaten beklemem ,inanmaz da😂
Sonra bir telefon görüşmesi yapıyor ve ben online acil durum ile psikilog oldugunu bildigim bir bayana bağlanıyorum..
Pandemi sürecinin ikinci online görüşmesi. Ben resmen titriyorum, kalbim yerinden çıkacak gibi çarpıyor ve tüm savunmasızlığımla sandalyeme oturmuş laptopun başındayım. Halim ortada, ağlayarak titriyorum, bedenin verdiği bu tepkiler bana anlamsız geliyor. Sorsan korktuğum hiçbir şey yok…
psikolog gözlerimi odada gezdirmemi söylüyor, neler gördüğümü soruyor rengi, dokusu, kokusu.. aaa bu beş duyuyla algılama mindfulness pratiği değil mi? e ben bu ortyantasyonu eğitimden hatırlıyorum 🙂 hala zihindeyim..
Meğerse insan kitaplar okuyarak, bir, iki seans bilinçaltı teknikleriyle, spiritüel sihirli dokunuş ve çalışmalarla, sinir sistemi, yoga, meditasyon bilgi ve prtikleriyle tek başına hoop diye düzelen bir varlık değilmiş..Hatta bunların hepsi kaçmak için kullanılan araçlar olabiliyormuş. Meğer bitmemiş meseleler, tutulmamış yaslar, bastırılmış öfkeler, ifade edilmeyen korkular, karşılanmamış ihtiyaclar, yaralı içsel cocuk ve nicesi temas edilmeyi bekliyormuş..
Bedenin her bir yerinde kayıtlıymış..
Meğer üstünü örttüğünün altında kalıyormuşsun
Bilinçaltı denilen hayatımızı otopilotta yaşattıran o %95lik alan bizi kukla gibi oynatıyormuş..ta kiii sen uyanana ve onu ortaya koyacağın güvenli ,kapsayıcı ve şefkatli alanı bulana kadar …..
Bir ‘Travma Terapisti’nin karşısında oturduğumdan habersiz çıktığım bu yolculuk üç senedir halen devam etmekte..
veeee tüm sancılara rağmen kendimi kendimden doğurduğum süreçleri mümkün olduğunca en yalın halinde aktarmaya çalışacağım ve bence asıl hikaye şimdi başlıyor…
stay tuned:)
