Seli’nin İyileşme Yolculuğu/ Bölüm 13

Başka doktora gitmeme sözü verdim kendime, kendi doktorum ben olcam hıh! 🙂 

Canım kadim bilgilerden Ayurveda’yı tekrar hatırlamak istedim. Regl olmadığım süreçte sporcularla çalışan Ayurvedik Hint’li bir doktorla tanışmıştım, hatta eve davet etmiştim. Annemle bana ‘Ghee’ yapmayı öğretmişti 🙂 Neyse beni muayene edip ‘Dosha’mı (beden tipimi) söylemişti, bir de bana özel hazırladığı bi sunum vardı ki yaşayabilme ihtimalim olan tüm sağlık problemleri yazıyordu.Tabİi benİm o zamanlar algım hiç sağlıkta olmadığı için es geçmiştim… Ayurveda; insanı beden tiplerine göre ayırır, herkese zaten nasıl aynı protokol uygulanabilir ki? Teşhis aynı olsa bile, ‘ bio individual ‘ diye bir şey var!!

   Fonksiyonel tıpın en önemli doktor ve diyetisyenlerinden birine gitmiştim ve yaşadığım hayal kırıklığını anlatamam!

Bunun yanında benzer süreçlerden geçmiş, kendini iyileştirme yoluna adamış bir sürü kadının da bloglarını okuyor, Youtube videolarını izliyordum.

Yoga eğitiminde Ayurveda konusunda önemli eğitimler almış, Ayurvedik pratisyen arkadaşımı arayıp süreci anlattım.

Ayurveda’yı merak edenler kendi araştırmalarını yapabilirler. Derya deniz çünkü ama belki biraz açarım ileride..

   Kendisi benim doshamı ve dengesizliğimi biliyordu. Ben de Ayurveda bilgimden ötürü rahatlıkla konuşabiliyordum. Bana ilk söylediği; iki öğün beslendiğin sürece düzenli regl olamayacağımdı! Bir de leaky gut için doğal destekleyici bir kaç baharat ve supplementt almam gerektiğinden bahsetmişti. Zaten o sıralar agni’m (sindirim) zayıf olduğu için az ve sık beslenme iyi geliyordu fakat bir yandan insüline iyi gelmediğini biliyordum..

İsyaaanım büyüktü,sindirimime iyi gelen kan şeker/insülin dengeme iyi gelmiyordu. Kan şekerimi dengeleyen insülin friendly beslenme sindirimimi zorluyordu. Tavuk-yumurta muhabbetine dönmüştü beslenme!

Yorgunluğun ağırlığı size de geliyor mu?!

Sabahtan akşama kadar okuma, yazma, ağlama, dua, meditasyon, arada dışarda yürüyüş denemeleri…Bana iyi gelen iki, üç insan, terapistim, fitik asit ve lektinden ayrılmış baklagillerim ile geçinip gidiyorduk 🙂

Bana iyi gelen demişken anmak istediğim bi isim var; Arzu Özev.

Pandemi basladığından beri canlı yayınlarını yakında izliyordum, her gece kalp atışlarıyla uyandığımda sesiyle yaptığım meditasyonlar iyileşme yolumda kaynak, ışık, umut, rehber oluyordu. Bir gün kitabı olduğundan bahsetti, hemen aldım…

ZEHİRLİ MASALLAR, altını çize çize, göz yaşlarıyla okudum, kendimden ne çok şey buldum…Bize öğretilen, inandırılan, tabu oluşturan her ne varsa tüm bu zehirli masalları bırakmaya gönüllü olanların, özün, gerçeğin, hakikatın peşinde olanların okuması gereken bir kitap..Voleybol oynadığı bir bölüm vardı onu görünce içimden kendisine mesaj atmak geldi. İyi ki de atmışım, sonrasında onun gruplarından birine dahil oldum, besleyici sohbetler, birlikte yogalar, meditasyonlar…Bu dünyaya inmiş bir melek diyorum ben kendisi için ,çok özel bir ruh. Kendisiyle sonra yüz yüze de buluşuyoruz, tanışıyoruz ,sımsıkı sarılıyoruz…

Depresif ve kalp çarpıntılı hallerimle yavaş yavaş arkadaş olmaya başlıyorum…O sıralar içimde çok canlanan bi hayal var Bali’ye gitmek, yıllardır erteliyorum. Hem de su Ayurvedik Panchakarmayı (derin arınma) çok merak ediyorum. İkisi aynı anda olsa müthiş olmaz mı?

Uzun zaman sonra heyecanlandığım başka bir fikir olmamıştı ki o günlerde rüyalarımda görüyordum, rüyalar benim için önemli habercilerdir. Terapiye başladıktan sonra daha fazla görmeye başladım,

çünkü bastırdıklarım, bilinç altında kalanlar yüzeye çıktıkca yenilere alan açılıyordu, öyle olsa gerek:)

Araştırmalarıma başladım, Ayurvedik retreat merkezleriyle görüşüp benim o anki koşullarıma uygun mu diye istişare ediyordum. Oneworld Ayurveda’ya karar veriyorum. Tabii vize işi nasıl olacak? Pandeminin ortasındayız, hemen bakıyorum, Jakarta’da beş gün karantina sonra adaya serbest giriş. Yalnızca business vizeyle mümkün,pandemiden ötürü turist vizesi kalkmış. Peki o zaman ne gerekiyorsa yaparız ve bir gece tekrar rüyamda Bali’de olduğumu görüyorum. Yüzümde bir gülümsemeyle uyanıyorum ve saate bakıyorum 05.55 o an içimden Arzu’yu aramak geliyor, ben Bali’yeeee gidiyorum diye…Meğerse o da Brezilya’ya gidiyormuş 🙂 Pandemiye kafa atan biz cesur yürekler..ve tüm işlemleri hallediyorum, haydi ben Bali ‘ye ☺️

Yorum bırakın