Bu arada uçuşumdan bi kaç gün önce, anlamsız bir anksiyete geliyor. Sanki bedenin tepkileri anlamlı gelmek, zihinle anlaşılmak durumunda 🙂 Kalp atışlarımın sıklığı artıyor, uzun zamandır ziyarete gelmemişti kendileri:)
Sonra ben seansta bundan bahsediyorum. Gitmeden bi EMDR (sonra açıklayacağım) seansı yapıyoruz, beni rahatsız eden bazı görüntüleri de fark ediyorum. Neyse, oh rahatladım yarın uçabilirim..
Artık bıkmışım sindirim sorunlarından, beslenmeyle düzeltmeye çalışmaktan! Yok glutensiz, laktozsuz, fitik asite, lektine dikkat suda beklet…ayy suda beklemediyse yeme! Çiğ sebze rahatsız eder, low foodmap diyeti, İBS, leaky gut için en iyi gelen. Aralıklı oruç ile sindirime, bağırsağın dinlenmesine izin ver. Keto iyidir, vücut yağdan enerji almaya alışır, ara öğün insüline iyi gelmez, Paleo beslenme en iyisi biz avcı toplayıcıyız, Bean protokol var onu duydun mu?
Aaaaaaaaaaaaaaaaaaa yazarken ben yoruldum bunların zihinde sürekli döndüğünü düşünsenize yorulmak ne, burn out sebebi…Ben ‘Panchakarma’mı yapar bir güzel arınırım sonra da pandemiyi dingin dingin Bali’de geçiririm..
Jakarta’ya iniyorum, sorunsuz geçen pcr, evrak, pasaport süreci derken oteldeyim. Normalde otelden dışarı çıkmak yasak karantina sürecinde, daha doğrusu çıkarsan sorumluluk sende. Son gün test pozitif çıkma halinde adaya uçamazsın 🙂 Yasakları sevmeyen biri olarak, hafif esnetme yaptım ve market alışverişine gittim..iki kerecik:)
Çok şükür herhangi bir sorun olmadı. rahatlıktan olsa gerek 🙂
Odada Youtube, podcast, yazı yazma… klasik hallerimle beş günü tamamladım ve adaya gidiyorum!!!
O kadar heyecanlıyım ki, Hindistan’a gidip otantik bir Panchakarma yaşama hayalim de vardı bir zamanlar.İlk defa ayurvedik bir doktorla tanıştıgım zaman,yıllar önce…Tek yön bilet alıp gidiyordum az kalsın Kerala’ya. Gitmeden bir hafta önce ‘Nipah’ denilen bir virüs yayılmaya baslamıştı, orda konuştuğum kişiler ölümcül bir virüs olduğunu, kariyerim devam ettiği için böyle bir risk almamam gerektiği konusunda yaptığı uyarılar sonucu, son gün iptal etmiştim..Korunmuşum…
Rüya gibi bir retreat merkezine giriş yapıyorum…Girer girmez prufication’a alıyorlar beni. Kısaca bahsetmek isterim; Hinduizm ve Budizm’e ilgisi olan biri olarak, Sprituel (manevi) yolculuğun, Balili bir rahibin, her iki Tanrı’ya bağlılık sunmasıyla başlaması, ardından misafirin ellerinin, ayaklarının, yüzünün ve ağzının holy water (kutsal su) ile üçer kez temizlendiği bir ‘Tepung Tawar’ ritüeliymiş.Beden, zihin ve ruhun arındığına inanılır ve duayla biter…Kısaca Bali Hindu’ları temiz ve taze bir başlangıç için böyle bi kutsanmanın olması gerektiğine inanır. Bizim dinimizde abdest almaktan farksız…Yine doğaya baktığımızda su elementi kullanılarak yapılan bir temizlik gibi düşünülebilir..
Mistik bir deneyim yaşamadım 🙂 sadece ritüele, arınma niyeti koyarak tütsünün burnuma gelen kokusuyla ana teslim oldum:)
Etrafı biraz gezdikten sonra odama yerleşiyorum. İçeride yalnız geçirilecek zamanı değerledirmek adına,;kitap, boyama, yazma aktiviteleri için araçlar düşünülmüş…İlk gün Deepak Chopra’nın Synchrodestiny kitabında kendimi kaybederek uykuya dalıyorum…Aslında hiçbir şeyin tesadüf olmadığını; o anlarda ki müthiş eş zamanlılıklardan,
bu anları yakalamak için de mindfull ve uyanık olmanın öneminden bahsediyor.. ‘Discover the power of meaningful coincidence to manifest abundance in your life…’- Deepak Chopra
*EMDR (Eye movement desensitization and reprocessing)
göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme, psikoterapist Francine Shapiro’nun geliştirdiği, ABD’de 1987 yılında yaratılan travma tedavi yöntemidir.
