İki, üç gün etrafı dolaşıyor, konaklayabileceğim bölgelere bakıyorum, aynı zamanda gidip görmek istediğim yerlere yakın olmasını da önemsiyorum. Bir kere yemek çok önemli.
Ubud bölgesinde bir çok cafe-restaurant organik, çoğunda menüde glutensiz, vegan, ayurvedik, paleo, keto seçenekleri var, heh tam bana uygun denemediğim de yok zaten:)Ev/villa kiralama durumunda market alışverişi de bir o kadar seçenekli..genelde orda yaşayanların beslenme tarzı bu şekilde oluyor. Malum ‘high vibe’ takılıyorlar 🙂
Bol sebze, meyve üst üç çakrayla ilgilenenler full vegan 🙂
Her gün yeni cafeler deniyorum. Bir sürü güzel insanla tanışıp sohbet ediyorum. Hikayelerde benzer yaşanmışlıklar, deneyimler, eş zamanlı denk gelmeler oluyor…
Ecstatic Dance’a, Sound Healinge, kalp açıcı sohpetlere ,Kirtanlara farklı farklı etkinliklere davet ediyorlar.
Ubud bölgesinde her mekanın etkinlikleri gün ve saat olarak mevcut, sınırsız seçenek var..
Sesimin çıkması, uyum sağlamak, toplulukta olmak ve akış halini deneyimlemek için bana Kirtan çok iyi geliyor, o sıralar sessiz bi oturuşla değilde; hareketle, sallanarak sesimi dışarı çıkarmak sinir sistemi regulasyonuma da iyi geliyor.
Sound Healing’de bir saat sessiz uzanış halinin beni o sıralar zorladığını fark ediyorum. Ses ve frekansla iyileşmenin gücüne inandığım için birkaç kez deneyimliyorum. Bu arada Panchakarma sonrası kalp atışlarım dengeli. Vegan beslenmenin o sıralar kan şekerime iyi gelmediğini gözlemledim, hipoglisemiye meyil oluyor ve gece üç-dört arası beni uyandırıyor. Doktor hayvansal ürünü bir-iki hafta daha tüketmememi öneriyor fakat zorlandığım için minik minik, enzim takviyesiyle beraber tüketmeye başlıyorum.
Mounia’ya villa aradığımı söyluyorum tanıdığı, güvendiği birileri var ise kendime ait oda bakabileceğimi söylüyorum. Arkadaşıyla beraber kaldığı villaya davet ediyor beni bir akşam. Girer girmez büyüleniyorum, Ubud’un merkezinde tam istediğim bölgede. Bir o kadar da sessiz ve yemyeşil, sanki ormanın içinde. Açık havuzlu, kocamaaaaan odaları, açık mutfak amerikan değil, baya dışarıda yeşillik alanda. Mamma mia, aklım gidiyor!!Keşke burda kalsan diyor ama haftaya Fransa’dan arkadaşımız geliyor boş odaya. Ne yapalım kısmet diyorum. Arayışlara devam ediyorum..Üç gün sonra mesaj: ‘hala villa bakıyor musun? Arkadaşım pandemiden ötürü vizeyi alamadı, gelemiyor, bizle kalmak ister misin?’ Huhuuu!! Bu davet kaçmaz!
Evrenin de Siri’si var sanırım düşüncelerimi duymuş olmalı:)Bütçeme de uygun. Pandemiden dolayı fiyatlar nerdeyse yarı yarıya Bali’de. Hemen kabul ediyorum, bu süreçte yalnız kalmamak iyi olabilir, günün çoğunu zaten tek başıma geçiriyorum nasılsa, hem kendime ait alan, kendi yemeğim, kendi düzenim..
Bavulu toplayıp ertesi gün otelden çıkış yapıyorum..
Welcome to heaven on earth !
