Seli’nin İyileşme Yolculuğu/ Bölüm 21

Son kez salıncağımda sallanıp içimdeki çocuğu eğlendirdikten sonra eve dönüş…

Bu arada diğer kıza Mounia kadar ısınamıyorum, öyle olunca da paylaşımlar yüzeysel kalıyor, derin, anlamlı sohbetlere giremiyorum hani şu anlatamadığımız ‘enerji’ dediğimiz olay var ya he o, mesafeli olmak geliyor içimden…

Yanaşma isteğini ve çabasını görüyorum ev ortamında, ortak alanlarda öne çıkma, kendini gösterme ,beyaz yakalılıktan kalan ‘patroniçe’ tavırlarının farkındayım.

Birini tanırken eğer ona çekilmediysem bedenen, zihnen, ruhen mesafeli olurum. ‘Akrep ketumluğu’ der bazıları ben ‘projector aurası derim’ 🙂 Herkese göre olmadığımın yıllardır farkındayım! Uzun yıllar bu kendimden şüphe etmeme sebep olduysa da şimdi biliyorum, herkese göre değilim…Zaten ancak

gerçekten görüldüğüm, duyulduğum yerlerde çiçek açarım, rehberliğimi gururla sunarım! 🙂

   Uzak durmayı, gözlemleyip, dinlemeyi tercih ediyorum. Sanırım bu bazen pasif duruş algısı yaratabiliyor. Uyumlu olmam, herseye okay oldugum anlamına geldiği sanrısına düşürebiliyor yeni tanıyanları.

Tabii o sıralar sınır çizmek, açıklama yapmadan, mahçup hissetmeden hayır demek yabancı dil gibi yeni öğrendiğim bişey 🙂 ‘People pleasing’ mode on!!

Bir kaç kez yemek teklifini reddediyorum sonra bir akşam ok diyorum hadi beraber yiyelim ama biliyorsun her şeyi yiyemiyorum; kızartma, yağlar vs..’Ok! Çok güzel bi yer var local food ama dilersen ızgara tercih edersin vs..’ Okay, deneyelim! Sipariş verdikten sonra sohbet esnasında bedenimin rahat olmadığının farkındayım, akan bi konuşma hali yok zorluyorum kendimi…Kendince Bali’de nasıl yaşayabileceğime dair akıllar veriyor voleybol, antrenörlük vs… O an en az ihtiyacım olan şey herhalde birinin ne yapmam gerektiğini söyleyip, akıl vermesi!!

Yemek yemeye başladığım andan itibaren histamin reaksiyonları göstermeye başlıyorum; burnum tıkanıyor, akıyor ,kaşıntılar başlıyor. Bunu biliyorum, yediğim en lezzetli kalamar olabilir fakat daha fazla devam edemeyeceğim ,meğerse local sebze de ıspanak tarzı bir yeşillik yanına bir de mantar! Tripple trouble!

Hepsi histamin yükü yüksek gıdalar. Tabii alerjik reaksiyon gıdaya mı, karşımda oturana mı ayırt edemiyorum…O zamanlar kaygı seviyesiyle histaminreaksiyonun ilişkisinden de bir haberim.(Şu an peki bunları yazarken kaşınmam ve burnumun akması?… İşte bu bedenin müthiş bilgeliği ve kaydı..zihnimdeki deneyim tekrar canlanınca beden aynı reaksiyonu gösteriyor 

çünkü beyin gerçekten şu an mı yaşanıyor bilmiyor. Tek görevi beni hayatta tutmak ve korumak için gerekeni yapmak. İşte bu yüzden ‘beden kayıt tutar’! Travma illa ki çok büyük bir kaza, bela olması demek değil!) İyi hissetmiyorum diyorum, eve geçeceğim…Normalde plan yemek yiyip Bali Bohemia’ya geçmekti, çarşamba geceleri ‘reggae night’a gidiyordum ama bu gece değil..

Yorum bırakın