Seli’nin İyileşme Yolculuğu/ Bölüm 23

Yolunda gitmeyen şeylerin olduğunun farkındayım. Bedensel semptomların hepsi mevcut onlar ortaya çıktığından beri de regl olmadım. Bu arada neredeyse üç ay oluyor, havadan sudan,ülke değişikliğindendir canım! Gelir dengeye…

Bir yanım düşünüyor; dönsem mi ülkeme? Sonra hemen vazgeçiyorum, adanın güzelliklerini, imkanlarını düşününce…zorlanıyorum fakat bir yandan da büyüleniyorum adada. Dönmeyi opsiyon olarak bile görmüyorum, orada yapacaklarıma, göreceklerime, yaşayacaklarıma odaklanıyorum. Biri hatırlatsa ya dönsen de bir gün tekrar gidebilirsin ayrıca kalıp, zorlayınca işler kolaylıkla olmayacak ki!

Olmayacağına dair yüzlerce sinyal var görmeyi de seçebilirsin? Hem sonunda madalya yok, kupa yok, tribünler alkışlamayacak…ama kimseye anlatmıyorum ki yaşadıklarımı terapistim dışında. Daha doğrusu ben bile anlamlandıramıyorum, buraya iyileşmeye geldim Instagram fotoğraflarıma baksanız zaten living my best life yani, pozlarımda gülücükler dağıtıyorum!.. 

   Hayat sana güzel yorumları alıyorum her gün! Bedenim öyle söylemiyor ama birbirine girmiş duygularımın, sinir sistemimin fotosu çekilip paylaşılmıyor ne yazık ki!

Bir yandan da düşünüyorum; acaba Ubudt’a kalmasam bu spiritüel dünyadan biraz uzaklaşıp Canggu’ya gitsem, sörf falan yapsam kendime gelir miyim? Tüm alerjilerim geçer mı acaba?

Fark etmeden Monia’dan gördüğüm destekle ben baya güvende hissetmişim orada. Güvenli bölgeden ayrılmaya niyetim yok… Diğer kıza bir mesafeliyim, yanaşmakta istemiyorum, o da bunu fark ediyor olsa gerek ki bir gün Monia’ya benim orada olmamdan hoşnut olmadığındanbahsediyor. Gelip direkt söylemiyor. Tabii benim bedenim o an hançer yemiş gibi! İtalya’da ki ana götürüyor beni ve bedenim aynı tepkileri vermeye başlıyor..

   Duygularımı en iyi öfkelendiğimde dile getirirdim eskiden yani en son İtalya mevzuunda klüp başkanına bir yandan ağlarken bir yandan haykırıyordum. Benim için de bir ilkti, hayatimin en büyük haksızlığını yaşadığım yerdi orası! Sakin kalıp tepki yerine cevap vermek öğrendiğim bir şey değildi. O olgunluk seviyesi için bu basamakları atlamalıydım önce 🙂 İçimde fırtınalar koparken sessiz kaldığım çok olurdu.. ‘ya ama şimdi kalp kırmaya ne gerek var, ya üzülürse, e onun da yaraları var,  kim bilir içindeki çocuk nasıl acı çekmiştir, saygıda kusur etmeyelim, yok yok alttan alayım, şimdi söylemeyeyim sonra söyleyeyim…’ içimdeki alev topu patlamaya hazır balona dönüştü artık..

Bu da farklı bir bypass modeli, şimdi ki baya havali ‘sprituel baypass!’

Artık üzerine çalışan , yoga, meditasyon yapan, terapi gören Seli’ydim ya sanki sinirlenmeye, haksızlık karşısında tepki vermeye hakkim yoktu…

   Kızın karşısına konuşmak için çıktığımda titreyen bedenimle azıcık sesimi yükseltiyorum ama yine içimden geldiği gibi değildi..

Şimdi olsa üzerine bile yürüyebilirim; o denli sinir bozucu, manipülatif, haset, kıskanç bir kadındı! Benim tepkilerimi kişisel algılayıp, Monia’yla olan samimiyeti ona göstermeme halime dayanamadı, sanki zorundayım! Hayat beni böyle insanlarla karşılaştırıyor ki döngüyü tamamlayayım ama alamadığım derslerle sınıfta kalıyordum…

İyi, uyumlu kız maskemi çıkarmam için ruhum bedenime sinyaller gönderiyor ama nooo ?

Herkese namastecikler gönderiyorum! Şimdi içimde kalmasın o zaman f*ck off girl!!

Yine bir bavul toplama zamanı…

Yorum bırakın