Seli’nin İyileşme Yolculuğu/ Bölüm 29

Artık vücut fonksiyonlarımı kaybediyor gibi hissediyorum, ayağa kalkıp tuvalete yürüyecek halim yok…Bir yandan zihinle anlamlandırmaya çalışıyorum, bunu düşüncelerimle yapıyor olamam, çünkü şu son hale gelene kadar inançlı, umutlu, pozitife odaklanan bir Seli vardı, e peki bedenin hissettiği bu tehdidin kaynağı neydi?

Pandeminin ortasında şu kollektif olandan mı yoksa? 🙂

Kim bilir ilk bu sıkışmışlık ve çaresizliği nerede hissettim, kaç yaşında? Belki anne karnında, belki benim duygum bile değil…

   Alerji seanslarını bıraktım. Frederique’yi arayıp iyi olmadığımı söyledim. Gücümü toplamalıydım ki en azından ülkeme geri dönebileyim…

Sabahtan akşama kadar kalbim yerinden çıkacak gibi çarpıyor, ayaklarım sanki tutmuyor, bedenime hükmedemiyorum, beyin gücü, meditasyonları, imgelemler, köklenmeler noooo 😦 

Mounia yanıma geldiğinde odağımı değiştiriyor, yaşadıklarımın beni nasıl büyüttüğünü, şu an anlam veremesem de gün geldiğinde terapide olduğu gibi puzzle parçalarının yerli yerine oturacağından bahsediyor. Bu zamana kadar da öyle olmadı mı? 🙂 Evet, çok doğru! 

Hayatı ileriye doğru yaşıyor, geriye doğru anlamlandırıyorum .. Nefes alabildiğim boşluk oluyor, onun yanında sakin kalabiliyorum. Öyle şefkat dolu kalbi var ki…Kendi de bu süreçlerden geçtiği için gerçekten anlaşıldığımı hissediyorum! İşte bir insanın güvende hissetmesi, yargılanmadığı, olduğu haliyle kabul gördüğü, her parçasının sarmalandığı yer: GÜVENLİ ALAN…

Terapi de öyle değil mi zaten..

Duyulmak, görülmek, hissettiğin güvenle birlikte kendine,her bir parçana temas etmek…

   Biraz iyi hissetme umuduyla Ubud Kliniği’ni arayıp doktor çağırdım…Oraya kadar gidebilecek gücüm yok…

Yediğim her şey tepki vermeye başlamıştı, doğru düzgün beslenemiyorum, en azından damardan sıvı formda bir şeyler olsundu…Kan değerlerime de tekrar bakıldı herhangi bir anormallik yok her şey ideal aralıkta. Anlatıyorum bir şeyler, benim leaky gut vardı da muhtemelen tekrar nüksetti de histamine yüksekti de falan…Bilmiyorlar ki duymamışlar bile, leaky gut nedir? Artık perişan haldeyim, odada bir yatakta bir balkonda, koltukta yer değiştirip duruyorum…Sıkıştım kaldım, sağlıklı düşünemiyorum, ağlayıp duruyorum. Gerçekten korkmaya başladım, kontrolü kaybediyooorum! İşte panik atağın en önemli sebeplerinden biri ;kontrolü kaybetme…

Tabii ki bu biriken, bastırılan, ifade edilmeyen korkuların sonucu. Hatta öyle bir illüzyon ki bu daha öncekileri atlattım ya artık panik atağında kontrolü benim elimde illüzyonu 🙂 

Ve elinde olmadıgını fark ettiğin andaki dehşet,panik anları

   Son bir hafta ataklar yoğunlaşıp yatağa düşene kadar ülkeye dönme umudum vardı fakat şu an markete yürüyemeyecek hale geldiğim için gelen düşüncelerde ‘ya dönemezsem?’ Bu kaygılı düşünceler gelmeye başladıysa iş ciddi bir hal alıyor…

Bu arada hiç kimse o halimi bilmiyor bir tek Mounia ve terapistim… Aileme ve arkadaşlarıma bahsetmiyorum

Bali’de olduğum süreç içerisinde terapistim bir kaç kez ilacı gündeme getirmiş ,hatırlamıyorum bile! O kadar algım orda değil, o kadar karşıyım ve o kadar yapılacak güzel şeyler var ki seçenek bile olamaz!    Ölümle ilgili düşünceler gelmeye başladığında gerçekten ciddiyetin farkına varıyorum, 

aslında şimdilerde woow neler yaşamışım diyorum! Gece atakla uyandığımda bir kaç video çekmişim…’Eğer yaşarsam’ ile başlayan…
ÖLECEĞİME İNANMIŞIM…

Yorum bırakın