Sesli bir ambulansın içinde hayatımda ilk kez bulunuyorum. Yanımda duran tatlış bir hemşire benle konuşmaya çalışıyor, görüntüler flu olsa da bazı kısımlarınıanımsıyorum. Bir yandan video çekmeye çalışıyorum yarı baygın halde, aklımdan neler geçiyorsa… Sedyeden indirilip acil bölümünde yatağa alınıyorum, biraz bekledikten sonra odaya alıyorlar…
ve ben yatağa yatar yatmaz foşuuur diye bir anda alt tarafta bir sıcaklık hissediyorum! Tuvalete gidiyorum sersem sersem, woow regl oldum! Saniyeler içinde kan revan içindeyim…Perişan halimin içinden bir sevinç gözyaşı damlıyor. Anlamlandırmaya çalışıyorum zihnimde. Oha!!! Beyin güvende olduğunu algılayıp saniyeler içinde sinyal mi gönderiyor?! Yani dört ayın sonunda, hastane odasına girdiğim dakikalar içersinde regl olmak!!! Amigdala, limbik sistem, polivagal teori , kök çakra tüm ders bilgileri geçiyor gözümün önünden 🙂
O an birleşmese de kafamda yaşadıklarım ben göz yaşlarıyla karşılıyorum bu kutsal anı..
Tabİi bir taraftan yanımda hiç eşya yok! Monia sağ olsun odamdan ihtiyaçlarımın bir kısmını toplayıp getiriyor gün içinde. Bir yandan terapistim iyi olduğumdan emin olmak için görüntülü arıyor, tam görüşme esnasında içeri doktor geliyor, kapatıyorum hemen…
Endokrinoloji beklerken karşımda psikiyatri doktoru! Ama şeey benim durum bağırsak! Geçirgen bağırsak, histamin vs şey etti de tekrar.
Ben anlatıyorum bir şeyler ama doktor yüzünde masum bir tebessümle dinliyor sadece ve ‘iyi olman için vereceğimiz ilaçları iç lütfen’ diyerek odadan ayrılıyor.
O anki duygu karmaşasıyla gözyaşlarımın yoğunluğu artıyor.
Teyzem hemşire olduğu için raporlarımı, test sonuçlarımı, verilen ilaçları Türkiye’de tanıdığı doktora gösteriyor; özellikle psikiyatri ilaçlarını almamı söylüyorlar.
Ya ne münasebet ben onları içer miyim?! Annem, babam, herkes lütfen iç kızım toparla gücünü gel yanımıza…terapistimin etik kuralların dışında yapısında da müdahele olmadığı için bana sadece ‘Selime sakinleşmen lazım diyor’o kadar…
Yaa ilaçlar mı beni güvende hissetirecek ,beni yatıştırıp kalbimin çarpma hızını azaltacak?! 😦
İçimde korkan, dehşete düşen çocuk parçamla bir konuşma yapma zamanı geldi…Artık direnme zamanı değil Seli, sürece güvenme ve teslim olma zamanı, geçen sene reddettin okay! Fakat şu an bedendeki bu alarmı durdurmak zorundasın! Başka seçenek yok.Bu seni yolundan şaşırtmayacak, yolculuğuna engel olmayacak! Bunu bir araç olarak gör, semptomları dindirecek, yok etmeyecek ve sen kendini uyuşturarak devam etmeyeceksin hayata…Sadece ülkene, evine dönene kadar tamam mı? Sonra orada değerlendireceğiz durumu, söz bağırsağını da arındıracağız yan etkilerinden hem 🙂
Biraz şefkali sese ve netliğe ihtiyacı varmış küçük Seli’nin. Bunu da hallettikten sonra , tamamdır içmeye karar veriyorum!
