Seli’nin İyileşme Yolculuğu/ Bölüm 33

Hemşireler günde iki kez ilaçlarımı getiriyorlar, yemek kısmında da özellikle yerel yemekleri tercih etmediğimi; sadece haşlanmış veya buharda sebze ve et türü şeyler yiyebileceğimi söylüyorum. Menüyü bana özel hazırlıyor hastane sağ olsun…Yağlarını sevmediğim için internetten odaya organik zeytinyağ sipariş veriyorum🙈 ‘Bio Seli’ derlerdi bana Romanya’da oynadığım sezon, he tam da ona dönüştüm tekrar 🙂 Şu an hallerime gülsem de o an güvenli gelen bu çünkü çok korkuyorum…İlaca ikna olmuş olmam bağırsağımı korumayacağım anlamına gelmiyor 🙂

Serum takılmaktan elimin üstü ve kolum delik deşik, mosmor. En sonunda hemşireye lütfen çıkarın diye yalvarıyorum, canım acıyor, devam etmek zorundayız diyor. Peki… Dayan Seli, o an geçmeyecek gibi gelse de hatırla ‘bu da geçer yahu…’

Şu an bunları yazarken çok zorlanıyorum, özellikle hastanede yattığım süreci anlatırken…Dünyanın bir ucunda tek başına…Oysa ki tek olmadığımı, ilahi olarak korunduğumu bilsem de o an yeterli değil…Sıcak bir temas, yatıştırıcı bir sesle ‘geçecek’ kelimesini duymak ve bir sarılma ne büyük ihtiyaçmış! Bazen olmaz işte ve bu şefkati kendinize göstermeniz gerekir…

Yine de ne kadar şanslı olduğumdan bahsetmek istiyorum şimdi…Hastaneye yatmadan iki-üç hafta önce Facebook’da ‘Ubud-Bali’ grubundan sorduğu bir soruya özellikle Türk ismini gördüğüm için cevap verdiğim kızla tanışmamı anlatayım! İsmi; Duygu…Onunla Bali’de etkinlik hayali yaparken meğerse hastanede beni ziyarete gelmesi gerekiyormuş. Kendisini hiç görmedim sadece konuşmalarımızda süreçlerimden bahsettim ve şimdi hastanedeyim…Yanima ziyarete geleceğini söyledi ve atladı motoruna Ubud’dan hastaneye yanıma geldi…

Hayatımda hiç görmediğim, Whatsapp’tan bir kaç kez mesajlaştığım dünyanın bi ucunda denk geldiğim Duygu yanıma geliyor, hadi beni mucizelerin olmadığına inandırın! 🙂

Nasıl bu kadar şanslı oldum…Odamdan bir şey isteyip istemediğimi sordu bana, istemek benim için zordu çoğu zaman! Sorsalar bile ‘aa yok ya, zahmet olmasın, boşver idare ederim’ gibi cümleler kurardım! Hayat bunu da kırmam için olaylar ve insanlar gönderiyordu bana. Evet dedim odadan şunlara ihtiyacım var, getirirsen çok sevinirim!

Mounia sağ olsun Duygu’ya verdi eşyaları ve yarım saat sonra ilk kez görüşeceğim Duygu yanımda 🙂 Tanıştığımız hiç kimse tesadüfen hayatımıza gelmez, mutlaka hatırlatıcı, öğretici ya da ayna olurlar… Tabii görmeye ve almaya açıksak!

Odaya girer girmez sarılıyoruz, sonra dalıyoruz derin sohbetlere, ne hikayeler neler neleeer.. neler yaşadık be ! 🙂

Kendisi uzun zamandır yollardaymış ,hatta Malezya’da olduğu süreçte mental sağlığının iyi olmadıgını hissedip doktora gitmiş bir süre ilaç kullanmış.Ah o an ikna olmaya, ilaç kullanımının normal olduğunu duymaya nasıl da ihtiyacım varmış. Tabii ilk içimden geçenler böyle olmuyor; kocaman bir yargı! He yani o kadar manevi

çalışma, enerji çalışmaları, yoga, meditasyon bir de sanatsal tarafın var ve yeterli olmuyor da ilaç mı gerekiyor?! 

Ah canım Seli bildiğin, inandığın tüm yargılarının kendi deneyimlerinde kırılmasına şahit olmak şimdi sana nasıl geliyor? 🙂 Pek özgürleştirici…büyük rahatlama ve insan olduğumu hatırlatıyor…

Bileğime şans getirmesi için taktığı bileklikten sonra mucizelerle dolu bir gün daha bitiyor ..

**Canım Duygu eğer blog sayfamda buraya kadar geldiysen sana söylemek istediğim bir şey var; iyi ki yollar kesişti, bidaha yüz yüze gelip bi sarılır mıyız bilmem ama dilerim yolun ışık olur. Youtube kanalın izlenme rekorları kırar! 😁Mucizelere tanık ol emi! Love you 💜

Yorum bırakın