Drama üçgeni 📐

kendi gücümü hatırlatan her ana , anıya çok şükür . şu sıralar en çok kardeşimi izlerken, bir de eski Sırp takım arkadaşlarımla sohpet ederken farkediyorum ne kadar özlediğimi voleybolu,sporculuğu ve hayat tarzını..kendimle uğraşırken son yıllarda unutmuşum..Rüyalarım hatırlatıyordu gerçi🙂

son günlerde instagram hikayelerinde bolca paylştım kardeşimin maç anlarını(genelde paylaşmam ya 😂) Ömercan’ın takımı Mega basket Avrupa’nın en genç takımı ,yaş ortalaması:19 . İki gün önce çok güçlü rakipleri olan Partizanı yendiler.izlerken tribünde büründüğüm hallere şaşırdım, özüme mi döndüm içimden başka bir Seli mi çıktı bilemedim 🐒

evet dedim hatırlıyorum ve özlüyorum. takım ruhunu,sahada güçlü hissettiğim anları,coşkuyu,hırsı,istekliliği,hedef odaklı olmayı en önemlisi paylaşmayı. bencil bir oyuncu olmadım hiç bir zaman,takım arkadaşlarım sayı kazandığında kendim kazanmış gibi sevinirdim.takım oyununu , ekip calışmasını seviyorum.

kardeşimde de benzer özelliklerin olması hoşuma gidiyor,zaten Guard oynuyor, onu seçmesi de tesadüf değil:)

şimdiki takımı bir proje takım.gençlere yatırım yapılıyor.çoğu oyuncu kendini göstermek için bencil oynuyor,benim sevmediğim bir tarz ya da ben olamadım diye rahatsız oluyorum😜

konumuz bunlar olmasada yine de paylaşmak istedim 🙂 konu var olduğundan değil ☺️çoğu zaman içimden geldigi gibi , aksın bakalım nereye gideceek..

Maçtan sonra gözlerim dolarak kardeşime şöyle cümleler kurarken buldum kendimi.

‘seni çok seviyorum oynadığın seviyeden,performansından bağımsız seni çok seveceğim fakat bugün bana tribünde yaşattığın gururdan ötürü teşekkür ederim’ her zaman yanında olduğumu ona hissettirmeye çalışıyorum ve bunun onun performansıyla alakalı olmadığını bildiriyorum( koşullu sevgi deneyimleyenler anlar bu açıklama sebebini) 😂bugün farkettiğim bir durum oldu

NEDEN bunu yapıyorum diye sorduğumda,çünkü o yaşlarda bazen babam,bazen antrenörler,bazen çevrem tarafından benzer cümleleri duymaya çok ihtiyacım varmış,eleştiri ve hatalara odaklı bi yaklaşım ve tutumdansa,yine gerçekci fakat motive edici,pozitif ,yolda tutan ve içten bir yaklaşım.. bazen de kimliğim dışında sadece var olduğum için takdir edilmeye, kabul görmeye..

sanırım bazen kardeşime bu yüzden lovebombing yapıyor olabilirim.sevginin fazlası da boğucu olabilir dimi? bunun da farkındayım. onun yolunu,yolculuğunu kolaylaştırmak istediğimi, içimdeki dürtüyü farkediyorum.bir keresinde ona ‘keşke deneyimlerimi ve öğrendiklerimi bir usb’ye aktarıp sana yükleyebilsem’ demiştim.bakıldığında cok iyi niyetli ve seven abla yaklaşım gibi gözüküyor dimi ?🥸no no ! bu onun için belki de yük olacak! bu onun yolu ,yolculugu öğrenicekleri,deneyimleri tekamülü bambaşka (karmaya girme Seli 😀 )

peki beni buna ne itiyor? diye biraz derin tefekkür ettiğimde bir kaç bişey buldum..

babam bana ara ara ‘kardeşine anlat,sen yaptın o yapmasın,bak sen eğitim alıyosun,öğreniyorsun ona yol göster,söyle ..’

annemin bana beslenme bilgimden ötürü ‘e doğruyu söyle o zaman ne yesin,hangi gıdalar doğru vs gibi şeyler söylediğini duydum.

wooow bunun bana da çok büyük baskı hissettirdiğini ve istemeden kendimi böyle bi ebeveyn veya koç rolüne soktuğumu farkettim,otomatik oluyor davranışlar,sonradan farkediyorum. tabi ki annemin babamın,benim niyetim kardeşimi korumak bakıldığında dimi ? bu aslında altında derin kaygı yatan kontrol davranışlarının bir çocuğa,evlada nasıl zarar verebileceğinin örneği..

bu müdahale hali aslında kendi duygularımızdan,ihtiyaçlarımızdan bizi uzaklaştırıp dışa bağımlı veya koşullu hale getirebiliyor. kendi duyumlarımızdan,hislerimizden uzakaştırıp,yeri gelince bedenimizden koparabiliyor ve en yanlış karar mekanizması olan zihne bizi düşürebiliyor.

bunlar kesinlikle bilinçli yapılan şeyler değil .anne babamın yaklaşımı çoğu zaman aşırı korumacı ve fedakar.iyi geldigini düşündüğüm çok zaman oldu. çünkü hayatımı çoook kolaylaştırdılar fakat benim için bir yer geldi ki sorunlarla baş etmekte güçlük çektim ve sistem error verdi ..ve onlarla ilşkimin özel hayatıma,partner seçimine olan yansımasını da gördüm . zaten partnerlerimizi bilinçli de seçmiyoruz neyse orası derin konu🤓(bağlanma kitabı belki anlamanıza yardımcı olur)

drama üçgeninin ele alındığı haftalar süren bir grup çalışmasına katılmıştım geçtiğimiz yıllarda.orda kurban,kurtarıcı,zalim rollerine kendi hayatımız üzerinden bakmıştık ve istemeden aslında çoğu kişinin zaman zaman bu üçlüde döndüğünü farkettik ..

benim yıllardır söylediğim bir söz vardır ‘ iyi niyetli yapılan yanlışlar ‘ diye.sanırım gerçekten iyi niyet ile önce ailede başlıyor,sonra o döngülerden farkındalıkla ve sağlıklı ayrışmak için çaba veriyorsun(terapiler,farkındalık çalışmaları,bağlanma modelleri)

davranışa yansıması zaman alıyor tabi , kimilerimiz hiç farketmiyor benzer paternle yaşıyor bu da ok . bunu da farketmek önemli . kendini anlamak, tanımak bir seçim tabisi.

sporculuk hayat tarzını özlemekten konu drama üçgenine nasıl geldi bilmiyorum 🙂

dilerim katkı olsun. siz kendinizi bu üçgende bulduğunuzu farkettiniz mi ? aile ilişkilerinde,partner veya arkadaşlık ilişkilerinde ? bilin ki yalnız değilsiniz. .

kalbimle 🫶

Drama üçgenini merak edenlere ⬇️

https://www.wengood.com/tr/psikoloji/zorluklar/art-karpman-drama-ucgeni

Yorum bırakın