kendimle kalma pratiğim yani meditasyonu ihmal edince,kaygı seviyemin yükseldiğini farkediyorum.doğa ve yazmak bedene dönmek için yetmedi sanki şu sıralar.
zaman zaman topraklanmak için yemeğe meğilimi görüyorum.yerken bile topraklayan gıdalar seçiyorum ama😀eskisi gibi anlık dopamin veren şekeri fırlatanları değil çok önemli nokta lütfen🙃
yediğimde bedensel tepkileri dinliyorum,kandaki şekerin vücutta dolanan hallerini,önce soğuyan el ve ayaklarımın aniden ısınmasını,kulaklardaki hafıf sızlamayı dinliyorum semptomlarla kalıyorum, yürüyerek, koşarak ,oyalanarak kaçmıcam o eskidendi:)
zihin bazen diyor ki o kadar üzerine çalışıyorsun,araçların,yeni başetme stratejilerin var, hala mı ?:)
kimin sesi bu diye soruyorum önce, benim suladığım,emekle beslediğim şefkatli sesten uzak çünkü.yıllardır yerleşmiş , temeli sağlam olan yıkıcı,eleştirel,yargılayan ses o canım, tam heh artık yok dediğinde pırtlayan varya 👻
haftalardır annemin yanımda olunca o sesin nasıl oluştuğunu hatırlıyorum, babam da olursa aha double parti 🙂 bazen bu kadar anlayışlı,derin,empatik tarafımı off mode’a almak istiyorum ,fakat o kadar çok anlama,olayların derinini görüyorum ki benim parçam ve en güçlü tarafım aslında o .
fakat oralarda işi olmayan-bakmaya gönlü olmayan diyeyim- yüzeysel devam edenlerin yanında ne kadar yorulduğumu görüyorum.(genel bir yorum)bunun da dengesine ihtiyacım var,sınırlar kısmına.özenle çalışılıyor ozellikle sevdiklerime karşı.work in progress:)kendiliğinden oluşma halini seviyorum..kendiliğinden derken bu dönüşüm için ciddi verdiğim emeklerin sonucu olan 🙂 farkındalık genişledikçe dönüşümü ve kendiliğinden hali hızlanıyor.(terapi kadar aile dizimi de çok katkı sağlıyor bir ara ondan da bahsedicem )
geçenlerde annemin söylediği bir cümle üzerine şöyle derken buldum kendimi;
‘hayır anne artık böyle üstten konuşma,iğneleme,laf sokma bana işlemiyor!istediğini o şekilde alamıyorsun . sistem kabul etmiyor.şefkatle,anlayışla,açık iletişimle benle herşeyi yapabilirsin ! bak işte bu kendiliğinden çıkıverdi bir tetik anında,sevdim o halimi,yang taraftan verilmiş gayet yerinde bir tepki :)eskiden duygusal manüplasyona izin vermekle kalmaz suçlu da hissederdim kendimi,sevdiğim birine kızma,laf söyleme hakkım yok gibi hissederdim,en çok da bana küsülmesinden korkardım.kaygılı bağlanmanın da temellerinin nasıl atıldığını görüyorum (yüzlerce sebepten biri:) )
kendimi,sinir sistemimi korumak için sınır çizmek Must artık..tabi ki hala içerde küsmek,trip atmak,tepkisel yaklaşmak isteyen bir çocuk var hiç bir yere gitmedi:)
sadece bu ve benzeri olaylara töleransım düşük artık mızmızlanmalara,şikayete,dır dıra,laf çarpıtmalarına..kendi eski hallerimi,belki de içimde kalanları aynalıyor.neyse ne 🙂
fakat gerçekten artık sosyal hayatımda da kendini tanımaya gönüllü,yolunu yolculuğunu anlamaya çalışan,kişisel gelişimine,farkındalığa,hayat tarzına önem veren,dolu dolu sohpet edebileceğim insanlarla denk geleyim istiyorum.güven temelli ilişkilere çok ihtiyaç duyuyorum,sağlıklı bağlara..öyle de oluyor .canım evrenin matematiği şaşmıyor,enerji ve frekans üzerinden algılayıp,bakmaya başlayınca hayata:).canım Tesla’nın dediği gibi ‘Eğer evrenin sırlarını bulmayı arzuluyorsanız enerji, frekans ve titreşimler üzerinden düşünün’ onun memleketinden selam olsun:)Belgrad’ta dışarı çıktığım ilk gün biriyle tanıştım,bir cheersla başlayan sohpet şimdi arkadaşlığa kadar geldi.
ilk görüştüğümüz andan itibaren sohpetlerimize bakıyorum o kadar dolu ki🫠.hani şu zamanın su gibi aktığı.geçenlerde terapi süreçlerimizi konuştuk.genelden karşıdan duymadan pek paylaşmam hele yeni tanıştıysak,Pandoranın kutusunu açtık he dedi :)sorma dedim bir kere açıldı mı bir daha hiç bir şey aynı olmuyor dimi?
genelde ya acıyla ya kayıpla açılmasından konuştuk, benim sürecim, onun babasınin ani kaybıyla gelen süreç , aile , iliskiler, kariyer derken kutuyu kapattık . ikimizde şunu farkettik ki travmatik olaylari anlatırken eski etki yok, çoğu duygunun içinden sağlam geçildigi gibi, sindirimi de olmuş , eskiden ağlayarak anlatirdim diyo , dedim ben de öyle hatta anlatamazdım bile 🙂
kendin olabildiğin,savunmasız,eksik,yetersiz her hallerinle güvende hissettiğin paylaşımlar gerçekten paha biçilmez ..
kendi doğasını,paternlerini tanıyan,gölgeleriyle yüzleşme cesareti gösteren,kısaca kendi üzerilerine çalışan,hakikatin peşinde olan insanlar o kadar değerli ki.saygı duymakla beraber aynı zamanda cesur buluyorum.
son görüşmemizde Human design’dan bahsettim Jelena’ya ( adı Jelena bu arada)Hd duymamış insanları bu sistemle tanıştırmak o kadar heyecan veriyor ki,amatör yorumcuyum,keşke türkçesi olsa , dört senelik eğitime razıyım.fakat şu an ingilizce kasamıcam.zaten hep ingilizce okuyorum HD’yi😫katıldığım eğitimden kalanları aktarıyorum,hatırlayamazsam hemen kaynaklara yöneliyorum falan,kişinin kendi potansiyelini,enerjisini,karar verme mekanızmasını bilmesi kadar kıymetli bir şey olabilir mi yaaa. Ayurvedaya da girmek istiyorum ama o sonraki aşamalar konu zaten bir şekilde sağlığa geliyor. bu konuların hepsini konuşabildiğim arkadaşları özledim.. Hadi buraya manifest bırakıyorum ‘evrensel boyutta bu buluşmaların olabilmesi için neler mümkün? aynı Bali’de olduğu gibi 🪄sordum bıraktım 🙂
en nihayetinde hepimiz optimum sağlıkta,iyilik halinde,keyifli,tatmin dolu bir hayat istiyoruz dimj?e tamam al sana kendi pusulan 🙂 mini bir yorum bile çok değişik bir bakış açısı katıyor aha anlarına oluyor ya bayılıyorum ,fazlası merak edilince profosyonel okumaya yönlendiriyorum,kişinin kendine yapacağı en harika yatırımlardan biri bence 🙂 yine konu konuyu açtı 🙂
ben en iyisi akşam canım Arzumla yapacağım meditasyon öncesi,kendimi hazırlayayım,bi doğaya çıkayım..
kendinize,bedeninize,zihninize iyi bakın emi canlar:) bir de kendi en iyi versiyonunuz için Human designla tanışın . Chart icin 🔽
https://www.myhumandesign.com/get-your-chart/
bi kaç güvendiğim isim de bırakayım . Instagramdan bakabilirsiniz
-Erin claide jones
– my.human design by jenna zoe
