Bir gün terapistim ‘irinin o kadar büyük ki nereye akıtacağını bilemiyorsun’ demişti…Metafora bak! Kafayla onayladım, gözlerim dolmuştu..idrakı şimdilerde geldi!Yıllardır içimde tuttuklarım bedenle bağlantıya geçtikten sonra tek tek akmak istiyordu ,haftada bir-iki seansla olcak iş mi? Okuduklarım , konuştuklarım, yaptığım diğer çalışmaların hepsi birer ‘aha’ anı oluyordu fakat hiçbirini entegre edemiyordum. Bilmekle ne yapacaktım, yüklerime yük koymak dışında bir işe yaramıyordu…Eylem için zamana ihtiyaç vardı. Farkındalık zehirlenmesi yaşayan zihin, beni iyileşme krizine sokuyordu, bedenin kendi zamanında iyileşmesini unutup savruluyordum…O çalışmadan bu çalışmaya, o kitaptan, diğerine, o beslenmeden bir diğerine, o eğitimden, diğerine…İyileşmenin toksik hali olabiliyormuş.
Artık beslenme modellerinin, eliminasyonun kitabını yazardım ama yine de yol arkadaşına ihtiyaç duydum… ki olayın hiçbir zaman sadece beslenme olmadığını bilsem de öneminin farkındaydım. Her alanda profesyonel destek olmalıydı 🙂
Şimdilerde sorsanız böyle bir sürece gerçekten ihtiyacın var mıydı ,bu kadar zorlandığın bir deneyimden sonra özellikle? eliminasyona ihtiyacım yokmuş! Fakat Mustafa Bey’den duyacaklarıma çoooook ihtiyacım varmış…
Neyse ki gideceğim tarih belli. Sabır Seli son günler! Her gün psikiyatristimin odaya ziyaretinden memnunum beş-on dakika da olsa sohbet ediyoruz. İlaçların işe yaramadığından, problemleri halı altına süpürdüğünden ve kalıcı çözüm olmadığını bastıra batıra söylüyorum. Gülüyor sadece 🙂 Ben ne deliler görüyorum her gün diyodur belki hahhaa 🙂
İlaçları döndüğünde de bir süre kullanırsın dediğinde, hayır dıyorum 🙂
Kullanmam beynim uyuşuyor, esnemekten bir hal oluyorum, uyku ilacına rağmen de uyuyamıyorum! KULLANMAM!!!
Hatıra olarak saklarım anca (hala saklıyorum 🙂 )
Oradaki kurtarıcım Mounia ile Facetime üzerinden kalan eşyalarımı topluyoruz odadan 🙂 Kalan gıdaları taşımamak için Duygu’ya bırakıyorum bir de kaskımı 🙂 hatıra (:^3)
son gün arkadaşıyla birlikte vedalaşmaya ve beni havalanına bırakmaya gelicek ,konsolosluk,hastane ve hava yolları hepsi birbiriyle irtibatta..
Allah’ım nasıl bu kadar şanslı oldum…Tekerlekli sandalyeyle beni alacaklar ve İstanbul’a kadar yardımcıların desteğiyle hareket etmeden evime gidebileceğim.
Ne büyük nimet, şükürler olsun!
O sıralar düşünüyorum da ‘spiritüel’ olmak adı altında, duygularını baskılamak için bunu kullanan, gerçeklikten kopuk arkadaşlarım varmış (kendi ilginç bakış acımla birlikte kendi yansımam olabilir mi? 🙂 )
Bir tanesi beni boş vaadlerle heveslendirip, ülkeye dönüş konusunda bir kaç fikir vererek ailemi karıştırmıştı. Benim bulanık zihnimi daha da bulandırmıştı. Şimdilerde hayatımda yok kendisi bir daha da olmasın…
Bir diğerinin iyi niyetinden şüphem olmasa da değer yargılarıma uymayan hayat seçimlerinden dolayı yakın süreçte mesafe koydum. Şu an için böyle.Bazen savunmasız anlarda yönlendirmeye ihtiyaç duyulur ya, ne kadar insani! Hele ki böyle elden ayaktan kesilmiş, hayatın bir çok alanında çıkmazda hissederken…
Fakat iyi niyetimin suistimal edildiği manipülasyona açık alanda bunu kullanan kişilerin olabildiğini gördüm bir şekilde, çok şükür!!!
Hepsine kendi içsel gücümü hatırlattığı için de binlerce kez şükürler olsun… Hayat istediğini değil de ihtiyacınız olanı gönderirmiş ya, büyümeme, olgunlaşmama, değişip, dönüşmeme vesile olan tüm canlara teşekkürler!
Bakın herşeye rağmen yüzüm gülüyor 🙂

