Seli’nin İyileşme Yolculuğu/ Bölüm 21

Son kez salıncağımda sallanıp içimdeki çocuğu eğlendirdikten sonra eve dönüş…

Bu arada diğer kıza Mounia kadar ısınamıyorum, öyle olunca da paylaşımlar yüzeysel kalıyor, derin, anlamlı sohbetlere giremiyorum hani şu anlatamadığımız ‘enerji’ dediğimiz olay var ya he o, mesafeli olmak geliyor içimden…

Yanaşma isteğini ve çabasını görüyorum ev ortamında, ortak alanlarda öne çıkma, kendini gösterme ,beyaz yakalılıktan kalan ‘patroniçe’ tavırlarının farkındayım.

Birini tanırken eğer ona çekilmediysem bedenen, zihnen, ruhen mesafeli olurum. ‘Akrep ketumluğu’ der bazıları ben ‘projector aurası derim’ 🙂 Herkese göre olmadığımın yıllardır farkındayım! Uzun yıllar bu kendimden şüphe etmeme sebep olduysa da şimdi biliyorum, herkese göre değilim…Zaten ancak

gerçekten görüldüğüm, duyulduğum yerlerde çiçek açarım, rehberliğimi gururla sunarım! 🙂

   Uzak durmayı, gözlemleyip, dinlemeyi tercih ediyorum. Sanırım bu bazen pasif duruş algısı yaratabiliyor. Uyumlu olmam, herseye okay oldugum anlamına geldiği sanrısına düşürebiliyor yeni tanıyanları.

Tabii o sıralar sınır çizmek, açıklama yapmadan, mahçup hissetmeden hayır demek yabancı dil gibi yeni öğrendiğim bişey 🙂 ‘People pleasing’ mode on!!

Bir kaç kez yemek teklifini reddediyorum sonra bir akşam ok diyorum hadi beraber yiyelim ama biliyorsun her şeyi yiyemiyorum; kızartma, yağlar vs..’Ok! Çok güzel bi yer var local food ama dilersen ızgara tercih edersin vs..’ Okay, deneyelim! Sipariş verdikten sonra sohbet esnasında bedenimin rahat olmadığının farkındayım, akan bi konuşma hali yok zorluyorum kendimi…Kendince Bali’de nasıl yaşayabileceğime dair akıllar veriyor voleybol, antrenörlük vs… O an en az ihtiyacım olan şey herhalde birinin ne yapmam gerektiğini söyleyip, akıl vermesi!!

Yemek yemeye başladığım andan itibaren histamin reaksiyonları göstermeye başlıyorum; burnum tıkanıyor, akıyor ,kaşıntılar başlıyor. Bunu biliyorum, yediğim en lezzetli kalamar olabilir fakat daha fazla devam edemeyeceğim ,meğerse local sebze de ıspanak tarzı bir yeşillik yanına bir de mantar! Tripple trouble!

Hepsi histamin yükü yüksek gıdalar. Tabii alerjik reaksiyon gıdaya mı, karşımda oturana mı ayırt edemiyorum…O zamanlar kaygı seviyesiyle histaminreaksiyonun ilişkisinden de bir haberim.(Şu an peki bunları yazarken kaşınmam ve burnumun akması?… İşte bu bedenin müthiş bilgeliği ve kaydı..zihnimdeki deneyim tekrar canlanınca beden aynı reaksiyonu gösteriyor 

çünkü beyin gerçekten şu an mı yaşanıyor bilmiyor. Tek görevi beni hayatta tutmak ve korumak için gerekeni yapmak. İşte bu yüzden ‘beden kayıt tutar’! Travma illa ki çok büyük bir kaza, bela olması demek değil!) İyi hissetmiyorum diyorum, eve geçeceğim…Normalde plan yemek yiyip Bali Bohemia’ya geçmekti, çarşamba geceleri ‘reggae night’a gidiyordum ama bu gece değil..

Seli’nin İyileşme Yolculuğu/ Bölüm 20

Ohh artık doğadaki tüm elementlerden faydalanıcam 🙂

Sabah uyandığım gibi biraz hareket, Ayurvedik rutinler; dil temizliği, oil pulling (yağ çekme) , yummy bir kahvaltı sora bahçede biraz grounding, üzeri havuz, en sonda güneşlenme…dream life değil mi! 🙂

Dışarı sadece market için çıkıyorum arada sosyalleşmeye, canlı müzik ve Kirtan için evin karşısındaki ‘Sayuri Healing Foods’a gidiyorum. Auramı spreylerle arındırmak, tarot kartı çekmek ve yağlarla çakra dengelemek istiyorsam da Alchemy ve Cafe Ubud’a gidiyorum :):):):):)

Bir de insanlarla tanışmak keyifliymiş he orda. Hello high vibes:)Kimileri oturuyor yanıma, ‘hello güzellik dişil enerji aktivasyonu için retreatime beklerim,tantra retreat deneyimlemek istermisin?😂Cacao seramonileri var istersen, gün doğumu bilmem ne meditasyonu’ 🙂 Zamanım çok canlarım bakıcaam 🙂

Link veriyorlar, websitesi öneriyorlar, Instagram sayfalarını paylaşıyorlar.Thank you deyip devam ediyorum… Haftada bir gün Yoga Barna Ecstatic dans için gidiyorum gittiğimde de Adolf’a da uğruyorum selam vermeye, öğrencilerine ‘Kinesyoloji’ öğrettiği süreçte birkaç kez beni de davet ediyor ama artık eğitimi kaldıracak kafa yok bende 🙂

doldum taşıyorummmmmmmm!Üç seans tedavi bittikten sonra histamin için ne yapabileceğimi soruyorum. Klasik quercetine desteği öneriyor, kullandığımı söylüyorum. O zaman Frederique adında biri var onu öneririm diyor. ‘Naet’ uyguluyor kendisi…Anam o ne ki? Duymadığım ve denemediğim alternatif yollar kalmış mı?! 😀 Hemen araştırmaya başlıyorum öyle direkt atlamak yok artîk.Yetti daa onu dene bunu dene valla son bak!

Etrafa da sorup soruşturuyorum, derin araştırmalara giriyorum, doğamın getirdiği ‘pojectorluk’ böyle bir şey işte! Okuma, araştırma, sorgulama, kendi üzerimde deneme…yoksa nasıl rehberlik edebillirim sizlere sadece kitap bilgisiyle olur mu hiç! 🙂    Bu ismi hatırlıyorum Bali’ye ‘gut healing’ için giden ve deneyimlerini paylaştığı bir sürü video izlemiştim zamanında, hatta Sarah Armide adında bi kız  kendi yolculuğunu anlatıyordu…İnanılmaz dönüşümü ve öğrendikleriyle sunduğu programı beni kendine hayran bırakmıştı, bu kadının tekniklerinden bahsetmişti hatırlıyorum 

kendisiyle çalışmış olsa gerek. Huuu, cebe koydum seni Naturapath abla 🙂

Biraz ara vereyim yeni metotlara, temple göreyim, bir okyanus göreyim ayy 🙂

 O hafta sonu denize gitme planı yapıyoruz, okyanusun dalgalarında kaybolmak istiyoruuum!

Öncesinde, kızları gıda konusunda uyarıyorum. Bana temiz, kızartmasız, kanola yağsız, local food olmayan yerler bulmamız lazım diye:)

Tamam diyorlar, alternatif çok! Peki diyorum, araba kiralayıp çıkıyoruz yola..

Seli’nin İyileşme Yolculuğu/ Bölüm 19

Odama yerleşirken kitaplar gözüme çarpıyor…Meğerse oda, villa sahibinin odasıymış, pandemiden dolayı kızlarının yanında Londra’da kalıyormuş.

İlk olarak Gut-brain Connection kitabi önümde, allahım havadan kucağıma düşse bu kadar etkilenirim, ihtiyacım olan nasıl tam zamanında geliyordu böyle?Kadının ne iş yaptığını soruyorum, ‘holistik healer’ diyor Mounia. Ayrıca ‘reiki master’ ve daha nicesi..Bali’de şaşırmıyorum artık, kolumu çarptığım‘healer’ :)Kitaplar bir o kadar da bilimsel temelli, her şeyde önce bilimsellik

ararım:) Şaka bir yana enerjiye inanırım, fazlaca çalışma yaptım, yapmaya da devam ediyorum. Bana kalırsa kişilerin ‘enerji’ye yüklediği anlam, yorum farklı; sonuçta hislerimizi bazen kelimelere dökemeyiz, tanımlarız ve bedendeki yansımalarına bakarız. Bilimsel sonuç aramayız, sorgulamayız… Hislere, duygulara mantık aramadığımız ve hepimizin aslında duygusal varlıklar olması gerçeği gibi.. 

Ders notları da gözüme çarpıyor…Bedendeki meridyenler, çakralar ,duyguların organlarla olan ilişkisi ,kendi bağırsak sürecimden artık duygularla olan ilişkisine inancım tam! Kaç kez terapiye sanki altı aylık hamile gibi şiş karınla girip dümdüz karınla çıktığımı biliyorum. Terapi dediğim terapistimle olan seanslar, kendisi klinik psikolog…Dip not olarak ekliyim 🙂 Daha önce vadedilen tek seans mucizesi falan değil. İlmek ilmek ördüğümüz yeni nöral ağlar 🙂

Bu kadar spiritüel çalışmalar yapmış, hala ilgileniyor olsam da yıllarca hepsinin nasıl içselleşmeden havada kaldığının artık çok farkındayım.

   Kitapları evrenden onay olarak alıyorum 🙂 Benim yerim burası…    Mounia ile aramdaki yakınlık hoşuma gidiyor ,benle ilgilenmesi, birçok konuda yardımcı olması, benle benzer süreçlerden geçmesi ve kendini iyileşmeye, içsel çalışmalara adamış hatta şimdi bu konularda hizmet veriyor olması, beni de yolculuğumda destekliyor olması… Güvenlik hissinin o sırada dışardan sağlanmasına o kadar ihtiyacım var ki… Korunuyorum, bin şükür!

Henüz bu güveni kendi bedenimde hissedemiyorum, kendimi dünyaya ait hissetmek, köklenmek uzak geliyor bana ,uç uç haldeyim. İçselleşmesi için terapiyle, somatik pratiklerle ,meditatif çalışmalar ve doğanın gücüyle topraklanarak destek olmaya çalışıyorum..Bir yandan evde biri daha var ismini şu an hatırlamıyorum o kadar silmişim:) Astroloji ve doğal taşlarla ilgilendiğini hatırlıyorum. Mounia ile olan samimiyeti onla kuramıyorum 

tabii yıllarca ailede, çevrede ve takımlarda örendiğim ‘uyumluluk maskesini’ orada da takıyorum ! ta ki işler rayından çıkana kadar…

Seli’nin İyileşme Yolculuğu/ Bölüm 18

İki, üç gün etrafı dolaşıyor, konaklayabileceğim bölgelere bakıyorum, aynı zamanda gidip görmek istediğim yerlere yakın olmasını da önemsiyorum. Bir kere yemek çok önemli. 

Ubud bölgesinde bir çok cafe-restaurant organik, çoğunda menüde glutensiz, vegan, ayurvedik, paleo, keto seçenekleri var, heh tam bana uygun denemediğim de yok zaten:)Ev/villa kiralama durumunda market alışverişi de bir o kadar seçenekli..genelde orda yaşayanların beslenme tarzı bu şekilde oluyor. Malum ‘high vibe’ takılıyorlar 🙂

Bol sebze, meyve üst üç çakrayla ilgilenenler full vegan 🙂

   Her gün yeni cafeler deniyorum. Bir sürü güzel insanla tanışıp sohbet ediyorum. Hikayelerde benzer yaşanmışlıklar, deneyimler, eş zamanlı denk gelmeler oluyor…

Ecstatic Dance’a, Sound Healinge, kalp açıcı sohpetlere ,Kirtanlara farklı farklı etkinliklere davet ediyorlar.

Ubud bölgesinde her mekanın etkinlikleri gün ve saat olarak mevcut, sınırsız seçenek var..

Sesimin çıkması, uyum sağlamak, toplulukta olmak ve akış halini deneyimlemek için bana Kirtan çok iyi geliyor, o sıralar sessiz bi oturuşla değilde; hareketle, sallanarak sesimi dışarı çıkarmak sinir sistemi regulasyonuma da iyi geliyor.

Sound Healing’de bir saat sessiz uzanış halinin beni o sıralar zorladığını fark ediyorum. Ses ve frekansla iyileşmenin gücüne inandığım için birkaç kez deneyimliyorum. Bu arada Panchakarma sonrası kalp atışlarım  dengeli. Vegan beslenmenin o sıralar kan şekerime iyi gelmediğini gözlemledim, hipoglisemiye meyil oluyor ve gece üç-dört arası beni uyandırıyor. Doktor hayvansal ürünü bir-iki hafta daha tüketmememi öneriyor fakat zorlandığım için minik minik, enzim takviyesiyle beraber tüketmeye başlıyorum.

   Mounia’ya villa aradığımı söyluyorum tanıdığı, güvendiği birileri var ise kendime ait oda bakabileceğimi söylüyorum. Arkadaşıyla beraber kaldığı villaya davet ediyor beni bir akşam. Girer girmez büyüleniyorum, Ubud’un merkezinde tam istediğim bölgede. Bir o kadar da sessiz ve yemyeşil, sanki ormanın içinde. Açık havuzlu, kocamaaaaan odaları, açık mutfak amerikan değil, baya dışarıda yeşillik alanda. Mamma mia, aklım gidiyor!!Keşke burda kalsan diyor ama haftaya Fransa’dan arkadaşımız geliyor boş odaya. Ne yapalım kısmet diyorum. Arayışlara devam ediyorum..Üç gün sonra mesaj: ‘hala villa bakıyor musun? Arkadaşım pandemiden ötürü vizeyi alamadı, gelemiyor, bizle kalmak ister misin?’ Huhuuu!! Bu davet kaçmaz! 

Evrenin de Siri’si var sanırım düşüncelerimi duymuş olmalı:)Bütçeme de uygun. Pandemiden dolayı fiyatlar nerdeyse yarı yarıya Bali’de. Hemen kabul ediyorum, bu süreçte yalnız kalmamak iyi olabilir, günün çoğunu zaten tek başıma geçiriyorum nasılsa, hem kendime ait alan, kendi yemeğim, kendi düzenim..

Bavulu toplayıp ertesi gün otelden çıkış yapıyorum..

Welcome to heaven on earth !

Seli’nin İyileşme Yolculuğu/ Bölüm 17

Kendimi kaybettiğim Kirtan’dan sonra keyifli bir yemek yiyioruz Mounia ile. Kendisine biraz bağırsak sürecimden bahsediyorum sonra aile ve spor geçmişimden, kendimi tanıma yolculuğumda karşıma çıkan sistemlerden…çoguna hakim tabi i:) Bir kaç görüşme ve merak ettiğim yerler dışında planımınolmadığını uzun süre Bali’de kalıp akışa bakmak istediğimi söylüyorum.

Sonra kendisine neler yaptığını, holistic therapy’nin içeriğini soruyorum. Mounia, psişik güçlerini yıllar önce fark etmiş fakat hep uzak durmuş. Sonrasında hayat bir şekilde karşına çözmesi gereken olaylar ve insanlar çıkarmış, klasik konuşma terapisi işe yaramamış ve başka yollar aramaya koyulmuş sorası reiki master, başka alanlarda da bir sürü eğitimler, şimdi şamanizm yolundaymış falan.İlgi çeken konular…Güzel bi sohbetten sonra ben otelime geçiyorum.
Ertesi gün ilk işim Yoga Barn’a gitmek, yıllardır uzaktan takip edip gideceğim

 günün hayalini kuruyordum, o gün geldi çattı 🙂

Sabah otelimden yürüyerek geçiyorum, önce yoga derslerine ve diğer hizmetlere bakıyorum. Gitmeden epey bi araştırmıştım, aklımda bir isim var görmek istediğim, aylar sonraya randevu 

vermemesi için dua ediyorum. Adolf Brown; web sitesindeki şu cümle beni çok çekmişti , ‘where science meets intuition you will find him.’…Bilimin sezgilerle buluştuğu kişi..

Kinesiology ve kraniosakral terapi uygulayıcısı. Amerika’da başlayan bir tıp geçmişi var, sonrasında kendi sağlık sorunlarıyla beraber (Psoriatik artrit)batıya doğu tıbbını entegre ederek sezgisel şifa sistemlerini takip ediyor, kendinde bu yönü keşfettiğinde; bu kadar batılı, rasyonel paradigmadaki insanların ona deli gözüyle bakacağından çekiniyor. Sonrası kırk yıllık deneyim ve işte Bali’de önemli bir healer:)

Resepsiyonda kendisiyle randevu oluşturmak istediğimi söylüyorum, hemen ertesi güne veriyorlar pandemiden dolayı müsaitmiş. Bir sonraki gün gidiyorum, kapısı sonuna kadar açık. İçerİde çalışmalar yapıyor. Girer girmez önce on yıldır voleyboldan kalan omuz ağrımla başlıyorum, ameliyatı tercih etmediğimi güçlendirerek oynadığımı söylüyorum. Bir kaç test yaptıktan sonra, bağırsağa da bakıyor. Ee tabii her şey oradan başlıyor değil mi? 🙂 Hemen anlatıyorum yaşadıklarımı, koyulan teşhisleri, Panchakarma’yı… Beş bin yıl önceden gelen ayurvedik ve Çin tıbbının savunduğu o kadar fazla pirinç yemenin iyi olmayabileceğinden bahsediyor:) Bendeki bilgilerle de beraber baya güzel sohbet ediyoruz. Son on beş günde hayvansal ürün tüketmediğim için mide asidimin azaldığını söylüyor, önce elma sirkesi öneriyor sonra histamine değerimden bahsediyorum, kendi de kan testiyle bakıyor, evet yüksek!o O zaman Betaine HCL ile destekle. Peki! Omuzuma yaptığı uygulamalardan sonra kendimi hafiflemiş hissedip çıkıyorum. Qiqong öğretisinden bir kaç omuz egzersizi öneriyor. İki, üç seans daha görüşelim diyor özellikle omuzum için..

Kendisiyle iki seans daha yapıyoruz omuzumdaki ağrı nerdeyse sıfır! Ameliyat olmazsam ağrıya alışmalıymışım, çoğu doktorun söylediği buydu. O kadar alışmışım ki onunla yaşamaya ve bir o kadar da inanmışım ki doktorların dediklerine, şimdi özgürleşiyorum ağrıdan da geçmiş yüklerden de..

Kendi uyguladığı tekniklerin yanında enerjetik çalışmalar da yapıyor. Ben sonuca bakıyorum iki sene oldu, ağrıdan eser kalmadı..

suraya video eklemek istiyorum, yardimcisiyla olan bi seans ( kendisiyle bire bir seanslar bitmisti bu sırada )

    Şimdi kendime yeni konaklayacak bir yer arıyorum, bir villa olsa nasıl olur? 🙂

Seli’nin İyileşme Yolculuğu/ Bölüm 16

İlk haftadan sonra kendimi fazlasıyla zorlamış olmalıyım ki gece üç gibi gelen kalp çarpıntılarıyla hoplar hale gelir oldum! Ne köklenme meditasyonu, ne kök çakrada ki Vam sesi, ne de yazmak topraklıyordu beni. Terapistimin öğrettiği bir çizim tekniği çok ilgimi çekmişti; ‘Nörografi’, kendi güvenli bölgemi oluşturmam adına onu deniyordum ama nafile!

 Ee ben güvendeyim! Hatta pandeminin ortasında olabilecek en güvenli yerdeyim! Bali’nin en harika bölgesinde en iyi retreat merkezindeyim! Yirmi metre uzağımda 7/24 doktorlarla beraberim.. 

   Neyin çarpıntıları ,atakları şimdi bu?!

Zihnim bedenimden daha iyi biliyordu çünkü, hatta o her şeyi iyi biliyordu! En koşullandığı yerden bedenin ‘hayır’ demesine rağmen devam edecekti, yıllarca olduğu gibi…

Maçı öyle ‘bana iyi gelmiyor, çıkıyorum, gidiyorum’ diye yarım bırakabiliyor muydum?

Böyle bi arınma sürecine hazır olmadığımı anlayamıyor, bedenin çığlıklarını öncekiler gibi duyamıyordum, devam edecektim işte…O maç uzatmalara gitse bile, iyileşme çabasında bu zorlama ve direnç neyin nesiydi peki?

   Bir şekilde bitirdim o on dört günü, aa nerde madalyam, kupam? Hediye tütsülerim var şimdi 🙂 

Şaka bir yana harika insanlarla tanıştım, ekip, çalışanlar, sahibi aile gibi hissettirdi. Bye bye Oneworld Ayurveda ailesi…

Bu arada Bali tek yön biletti, sıfır plan, ful akış… Aldım bavullarımı Ubud’a doğru koyuldum yola. En merak ettiğim ve bir süre kalmayı istediğim bölge. Tanıdığım kimsecikler yok, Facebook’da bir gruba üye olmuştum gitmeden önce, otel tavsiyesi veren, sorularıma sıcak ve samimi cevap veren biri vardı; Mounia ,Morocca’dan kendileri Fas’lı yani. Ubud’da kalacak yer tavsiye edebilir mi diye tekrar mesaj attım, Monkey Forest bölgesinde iki, üç seçenek önerdi, gittim, gördüm içime sineni seçtim.Akşam planın var mı diye sordu bir de. Hayır dedim, sen nerdesin ki Mounia? ‘Ben de Ubud’dayım, akşam ne yapıyorsun? Kirtan’a gideceğim gelmek ister misin?’

Ben şok, ne diyosuuun , en merak ettiklerimin başında Kirtan geliyooooor…. seve seve dedim bu arada KİRTAN:Hinduizmde Tanrı Krişna’ya müzik eşliğinde, grupla birlikte dua edilmesi…benim için grupça şarkı söylemek 🙂

Ayyyy bu nasıl denk gelişler ya da hak edişler böyle!!! İdrak etmeye çalışıyorum. Manifest gücümü fark ediyorum da bu kadarı korkutuyor artık 🙂 Düşünce gücü, The Secret, law of attraction en son orda okuduğum syncrodestiny kitapları içime kaçmış heralde 🙂 Bali’nin coğrafik olarak dişil enerji yüksekliğinden olsa gerek bu işler 😝

vay be, Facebook’da rastgele soru sorduğum bir grupta bana cevap veren bu kadın şu an Ubud’da beni Kirtan’a davet ediyor.Hem de hayatımda ilk kez akışa güvenmeye niyet etmişken, hayırlara vesile olsun…

Profiline giriyorum Holistic Healing yazıyor. Yok artık canım, ayy ben meraktan çıldıracağım… akşamı iple çekiyorum!!!

Vasudev’le Kirtan vay beeee. Öncesinde Mounia’yla buluşuyoruz gördüğüm an içimde bir his oluşuyor. Uzunca sarılıyoruz, alanındaki o yoğun şefkat bana da işliyor, hani klişe olan ‘sanki seni bi yerden tanıyorum’dan başka bir şey bu…Tanıyorum değil de seni bir yerden biliyorum gibi bir yer orası..

Hiçbir şeyin tesadüf olmadığı gibi, bizim de buluşmamızın bir sebebi varmış, meğer Bali’de olduğum süre boyunca insan formunda koruyucu bir melek gönderilmiş bana….

Seli’nin İyileşme Yolculuğu/ Bölüm 15

Sabah 6’da gong sesiyle uyanış…Günün programı akşamdan odaya bırakılmıştı, önce yoga, meditasyon daha sonra doktor görüşmesi, nabız ölçümüyle check up, bir buçuk saatlik detaylı görüşme. Süreç içinde neler olacak, beni neler bekliyor vs… Tek istediğim rahatlamış sindirim, berrak bi zihin, dengelenen‘Vata’m:) .. On dört günlük Panchakarma maceram başlıyor…Süreç içerisindeki deneyimlerimi, neler yapıldığını, ayrı bir yazımda detaylı olarak paylaşmak isterim, burda akışa engel olmasın…

hatta ordayken yazdığım yazılar arşivde, o an ki hislerim, düşüncelerim özellikle ilk iki gün heves ve heyecanla yazmışım:) onları ilerleyen yazılarımda bağlayacağım 🙂

   Masajın, manzaranın, yemeklerin lezzetinin büyüsüne kapılmış gidiyorum. Bazı günler detox oluyor, sadece kırmızı pirinç ve bağırsak temizliği için ‘enema’…

O günler kendimi çok yorgun, bitkin hissediyorum. Derin bir arınma olsa gerek 🙂 Detox günlerinde uyumamak gerekiyormuş ama benim koca tabak pirinçten sonra uykum geliyor! Kan şekeri fırlıyor tabii, bedenim öyle bir dengede değil ki; lapa pirinçle enerji alsın 🤦🏻‍♀️ah ah.. Beraber akşam yemekleri, sohbetler, her gün yeni katılan insanlar, harika ortam… Human Design’ı duymuş hatta kendi tasarımlarına hakim insanlarla tanışıyorum. Tanışmamış olanları sistemle tanıştırıyoruz, Human Design konuşurken ki heyecanım ve keyfim başka boyutlardaaa.

Derken üçüncü günden itibaren benim yorgunluk, bağ ağrısı ve gece kalp çarpıntısıyla uyanmalarım başlıyor. Detoxun etkisine bağlıyorum her şeyi doktora soruyorum hatta bir kaç gece telefonla arıyorum odama geliyorlar, kendimce anlatıyorum detox günleri yaşadıklarımı muhtemelen kan şekerimi dalgalandırdığını ve bunun etkisiyle böyle hissettiğimi vs ..O hafta terapistime bahsediyorum süreçten, iyi olmadığımı, korktuğumu ifade etmekten hala ne kadar çekiniyorum, ondan değil. Kendime bile itiraf edemiyorum ki çünkü bir daha başa sarmayı kabullenemeyeceğim…

İyiymiş gibi, her şey yolundaymış gibi mesaj vermeye çalışıyorum. Değilim işte!! Kafaya koyduğum şeyi yapma, sonuna kadar gitme bende başarı hissiyle örtüşen bir şey sanki. İyi gelmedi bana deyip açıklamasız bırakmalar, başka bir şey denemek istiyorum deyip ayrılmalar yoook!!! İyi, uyumlu, idare eden kız olmak zorunda mıyım?

Sonuna kadar gitme sözüyle atılmış imzalı kontratlar gibi…

Kendi içimde bile buna iznim yok …

Kalan günlerde, çoğu zaman olduğu gibi olayların iyi ve güzel tarafından bakmayı seçip, idare ederek, keyif aldıklarıma odaklanara ,manzaranın, yemeklerin, doğanın keyfinin tadını çıkarıyorum


Fakat kesinlikle sindirim iyi giderken yolunda gitmeyen başka şeyler var ‘healing crises’ diye adlandırıyorum kendimce 🙂

ha belki de öyle, ne boyutta bir kriz bu, ben ne kadarını kaldırabiliyorum ve Panchakarma’nin sunduğu holistik arınmanın ne kadarına hazırım? Orası muamma…